marmara son dakika haberleri, son dakika marmara haberleri, kocaeli son dakika haberleri, son dakika kocaeli haberleri

DHA YURT BÜLTENİ – 1

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020-2021 ‘Su Ürünleri Av Sezonu’ açılışına katıldıCumhurbaşkanı Erdoğan, selden zarar gören Giresun’un Dereli ilçesinin ardından helikopterle Doğankent ilçesine geçti. Burada vatandaşlarla görüşüp, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi alan Erdoğan, Doğankent’e doğalgaz temin edileceğini ve ‘gün’ hastanesi inşası için de gerekli talimatları verdiğini belirtti.Bölgede selde hayatını kaybedenlerin ailelerine de taziye ziyaretinde bulunan Erdoğan, daha sonra Giresun Limanı’nda düzenlenen 2020-2021 Su Ürünleri Av Sezonu Açılış törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, selin vurduğu Giresun’daki ziyaretlerine ilişkin, ‘Felaketin büyüklüğüne rağmen hamdolsun vatandaşımıza devlet nerede sorusunu sordurmadık. Temel ihtiyaçlarının karşılanmasından, arama-kurtarma çalışmalarına kadar, insanımızı asla yalnız bırakmadık. Son Kabine Toplantımızda, Giresun’daki vergi mükelleflerimizin 30 Kasım 2020 tarihine dek mücbir sebep hali kapsamına alınmasını kararlaştırdık. Ayrıca diğer bakanlıklarımız Giresunlu kardeşlerimize destek mahiyetinde pek çok çalışma yaptı. Elimizdeki tüm imkanları seferber ederek en kısa sürede felaketin açtığı yaraları saracağız. Bunun yanında bir daha benzer acılar yaşamamak için alınması gereken tedbirleri belirleyecek, birilerini üzme pahasına da olsa gerekeni yapmaktan asla çekilmeyeceğiz. Rabbim ülkemizi görünür görünmez her türlü afetten muhafaza buyursun diyorum. Bir haftadır gecesini gündüzüne katarak fedakarca çalışan tüm arama kurtarma personelimize, güvenlik güçlerimize ve diğer kamu görevlilerimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum’ dedi.’AKDENİZ VE EGE’DE KORSANLIĞA, HAYDUTLUĞA ASLA EYVALLAH ETMEYİZ”2020-2021 Su Ürünleri avcılığı sezonunun açılışını yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz’ diyen Erdoğan şöyle konuştu: ‘Sizlerin şahsında tüm balıkçılarımıza Mevla’dan bereketli ve başarılı bir sezon diliyorum. Bu geceden itibaren balıkçılarımız ‘Vira bismillah’ diyerek denizlere açılacak, önümüzdeki 7 buçuk ay boyunca rızıklarını denizde arayacak. Denizde kısmetinizin peşinde geçireceğiniz günler, haftalar, aylar boyunca ağlarınızın hep dolu çıkmasını temenni ediyorum. Allah’a hamdolsun, bu sene denizlerimizden müjdeli haberler bekliyoruz. Karadeniz’de yaptığımız 320 milyar metreküplük doğalgaz keşfi, sularının sadece içinin değil, altının da bereketli olduğunu göstermiştir. Bu keşif; etrafı enerji kaynakları ile çevrili ülkemizin gerçek potansiyelini ortaya koymuştur. Tespit ettiğimiz rezervin, çok daha büyük bir kaynağın müjdecisi olduğuna inanıyoruz. Bunun yanında, Oruç Reis gemimizde Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma faaliyetlerini, kararlılıkta sürdürüyor. İnşallah en kısa sürede Akdeniz’den de Karadeniz’deki gibi güzel haberler almayı ümit ediyoruz. Burada bir kez daha şu gerçeğin altını çizmek istiyorum; Türk Milleti olarak, biz ne hak yeriz, ne de hakkımızı yediririz. Akdeniz ve Ege’de korsanlığa, haydutluğa asla eyvallah etmeyiz. Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkemizi, hiç kimse Antalya sahillerine hapsedemez. Milletimizin ve Kıbrıs Türklerinin denizlerdeki haklarını da sonuna kadar savunmakta kararlıyız. Bu meselde sadece denizden rızkını denizden kazanan siz balıkçılarımızın değil, 83 milyonun tüm fertlerinin bizim yanımızda olduğunu biliyoruz. Eski sömürgecilerin gazına gelerek Türkiye’ye karşı efelenenlere de yakın tarihlerini yeniden okumalarını tavsiye ediyorum.”AVCILIK İÇİN 10 ÜLKEYLE ANLAŞMA İMZALADIK’Geçtiğimiz avcılık döneminde üretimde önceki seneye göre yüzde 48’lik büyüme olduğuna dikkat çeken Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘Değerli balıkçılılarımız;  biz 3 tarafı denizlerle çevrili olan, iklim ve coğrafi olarak, sayısız imkan bahşedilmiş bir ülkeyiz. Ülkemizin mavi vatanı 23,2 milyon hektarlık bir büyüklüğe sahiptir. Denizlerimizde 550 iç sularımızda 380’e yakın balık türü yaşıyor. Ticari avcılık yapılabilen balık sayımız, 100’ün üzerindedir. Su ürünleri sektöründe, 18 binden fazla balıkçı gemisi,  2 bin 127 su ürünleri yetiştiricilik tesisi ve 255 su ürünleri işleme tesisi, faaliyet gösteriyor. Sektör; doğrudan veya dolaylı olarak, 250 bin vatandaşımıza iş ve istihdam imkanı sağlıyor. Ülkemizde yıllık 600-700 bin ton civarında su ürünleri istihsal ediyoruz. Geçtiğimiz avcılık döneminde üretimimiz önceki seneye göre yüzde 48, yetiştiricilik üretimimiz yüzde 19, toplamda ise yüzde 33 gibi rekor bir seviyede artış gösterdi. Böylece 2019 senesinde 837 bin ton üretim hacmine ulaştık. Balıkçılık filomuzun, Atlas Okyanusundan, Hint Okyanusuna kadar, açık sularda avcılık yapabilmeleri için 10 ülkeyle anlaşma imzaladık. Şu an Atlas Okyanusunda Moritanya başta olmak üzere birçok yerde 100’e yakın balıkçı gemimiz, 1500’ün üzerinde tayfa ile avcılık yapıyor. Balıkçılarımızın Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda 12 ay boyunca avcılık yapmalarını temin ettik.”YENİ İHRACAT HEDEFİMİZ; 2 MİLYAR DOLAR’Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Tarım ve Orman Bakanlığı, 12 metre ve üzeri boylardaki bin 650 balıkçı gemisinin avcılık faaliyetlerini uydu aracılığıyla anlık olarak izliyor. Yeni sezonla birlikte denetimlerde insansız hava araçlarından da yararlanacağız. Böylece yasadışı avcılık yapanlara göz açtırmayacağız. Maliyetleri düşürmek için 2004 yılından itibaren balıkçılarımıza ÖTV’si düşük yakıt vererek destek sağlıyoruz. Bu uygulama ile balıkçılarımıza toplam 2 milyar TL güncel rakamlarla ifade edersek, 7 milyar TL’nin üzerinde destek sağladık. Su ürünleri sektörüne son 18 yılda 2,7 milyar liralık kredi desteği verdik. Gemisi 12 metreden küçük olan yaklaşık 10 bin kıyı balıkçımızı 2017’de destekleme kapsamına aldık. Bugüne kadar toplam da 28 milyon TL güncel rakamlarla 43 milyon TL kıyı balıkçılarımıza ödeme yaptık. İktidarlarımız döneminde su ürünler sektörüne verilen destek 13 milyar TL’yi buluyor. Su ürünleri ihracat rakamlarımız yıldan yıla artıyor. 3’te 2’si Avrupa ülkeleri olmak üzere şu an 100 ülkeye su ürünleri ihraç ediyoruz. 2023 senesi için belirlediğimiz 1 milyar dolarlık ihracat hedefini planlanandan 4 yıl önce yakaladık. Yeni hedefimiz; 2 milyar dolardır’ dedi.’YASADIŞI TROL AVCILIĞI, EN BÜYÜK YANLIŞLIKTIR”Geçen yılki sezon açılışında müjdesini verdiğim su ürünleri kanunu değişikliğini, 1 Ocak 2020 tarihinde hayata geçirdik’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar kaçak ay yapan 100’ün üzerine gemiye el koyduk. Covid-19 salgını sebebiyle geçerlilik süresi sona eren ruhsat tezkerelerinin yenileme sürelerini uzattık. Yine aynı kapsamda balıkçı barınakları ile iç sularda avcılık hakkı kiralanan alanların kira borçlarını erteliyoruz. İnsanoğlu olarak, bu dünyanın sahibi değil emanetçisiyiz. Denizlerimiz, göllerimiz, ormanlarımız ve yeryüzünde bulunan her şey, ömrümüz süresince istifade edilmek üzere bize emanet edilmiştir. Rızkımızı kazanırken sadece günü kurtarmanın değil aynı zamanda yarına daha güzel bir ülke bırakmanın peşinde olacağız. Ağımızı denize atarken, o denizde evlatlarımızın ve gelecek kuşakların hakkı olduğunu unutmayacağız. Kaçak ve bilinçsiz avcılık, gelecek kuşakların hakkını gasbetmektir. Yasadışı trol avcılığı, denizleri tahrip eden, canlı hayatını yok eden en büyük yanlışlıktır. Hiçbir kanun veya polise tedbir, sizlerin vicdanı ve kendi aranızda kuracağınız otokontrol kadar etkili olamaz. Denizlerde kaçak avlananlara rıza göstermemenizi rica ediyorum.’Erdoğan konuşmasının ardından tören alanında, temsili olarak balık mezadına da katıldı. Giresun’da selzedelere bağışlanmak üzere mezada çıkan 1 kasa balık satın alındı.Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Reis’ isimli gemi maketini hediye etti. Denize kalkan ve mersin balığı da bırakan Erdoğan, yeni sezonun açılışı için limandaki bir gemiyle denize açıldı.GÖRÜNTÜLER FTP ADRESİNDEN GEÇİLDİHABER KAMERA: Selay SAYKAL-Sinan UÇAR-Nurullah CABRİ/GİRESUN,- ======================================Tekneler av için denize açıldı, aileler sahilden uğurladıKOCAELİ’nin Karamürsel ilçesine bağlı balıkçı kasabası Ereğli’de av sezonunun açıldığı 31 Ağustos gecesi hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar. dualar eşliğinde denize açıldı. Balıkçıları, aileleri iskelede dualarla uğurladı.Av sezonunun saat 00.00 açılmasıyla birlikte Marmara Denizi’ne ağ atacak olan balıkçı tekneleri, gün batımıyla beraber yapılan son hazırlıkların arından Ereğli Sahili’nden denize açıldı. Hazırlıkların tamamlanmasının hemen ardından Ereğli İskelesi’nde sezonun bereketli ve kazasız geçmesi için dualar okundu. Denize açılmak üzere teknelerinde yerini alan balıkçıları, kıyıda aileleri uğurladı. Denize açılan balıkçı tekneleri gece yarısıyla beraber av yasağının kalkmasıyla sulara ilk ağlatını atacak.  4.5 aylık av yasağının ardından yeninden denize açılmanın heyecanını yaşayan tekne sahibi Bekir Bora, ‘2020-2021 av sezonunu Karamürselli balıkçılar olarak açıyoruz. Umutlar, beklentiler bitmez. Kazasız, belasız, hayırlı bir avcılık yapmayı diliyoruz. Bu işe emek verenler, kıyıda beklentisi olan insanların inşallah beklentilerini karşılarız. Rastgele diyoruz. Gönül ister ki her şey bol ve bereketli olsun. Bu vesileyle vatandaşlar da ucuza balık yesin bunları umut ediyoruz. Bütün arkadaşlarımız hazırlıkları tamamları bundan sonrası Allah’a kalmışö dedi.  Uzun bir hazırlık döneminin ardından yeniden denize açılmanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen tekne tayfalarından Yasin Erdoğan: Allah’ın izniyle, güzel balık tutmak ve kazasız belasız bir şekilde sezon geçirmek istiyoruz. İnşallah balık olur, balık tutarız. Aileler kıyıda bizi uğurluyor, ister istemez bir duygulanma oluyor. Ailelerimizi geride bırakınca biraz üzülüyoruz. Ne zaman döneceğimiz belli olmuyor. Bereketli bir av sezonu diliyorumö dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————Sahildeki hazırlıklar-Ava çıkacak balıkçılar için duaların okunması-Balıkçılar ile röportaj-Teknelerin denize açılması-Ailelerin kıyıdan el sallaması-DetaylarHaber-Kamera: Alişan KOYUNCU/KARAMÜRSEL(Kocaeli),=================================Tekirdağlı balıkçılar, ‘Vira bismillah’ dedi TEKİRDAĞLI balıkçılar, koronavirüs nedeniyle erken kapattıkları sezonu av yasağının bitmesiyle bu gece ‘Vira bismillah’ diyerek başlattı.Sezon öncesi tüm hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar, uzun zamandır bu anı beklediklerini ifade ederek bu yıl palamut bolluğunun olacağını ifade etti. Balıkçı teknesinde kaptanlık yapan İdris Şeremet, ‘Vira bismillah diyeceğiz ama geçen yıl sezona başlarken maalesef bütün dünyanın başına gelen bir hastalık vardı. O zaman erken kontağı kapatmıştık. Sezonu önceden kapatmıştık aşağı yukarı 6 ay limana bağladık. Daha sonra yeni sezona tekrar hazırlık yapmaya başladık. Kontağı erken kapatmamız ve yasakların da araya girmesiyle 6 ay bizim için çok uzun bir süre oldu. Tadilatlarımızı ve tüm hazırlıklarımız yaptık. Herkes ‘Vira bismillah’ demek için her sene böyle bir heyecanla başlıyor. Ne kadar insanların yüzü maskeli ve üzgün bir dönemde olsak da yine aynı heyecanla aynı şefkatle ‘Vira bismillah’ diyeceğiz. Bizi uğurlamak için ailelerimizde geldi. Arkamızdan dualar edecek’ dedi.’PALAMUT BOLLUĞU OLACAK’Kaptan İdris Şeremet, bu yıl denizde palamut bolluğu beklediklerini belirterek, ‘Bu sene iddialı konuşuyorum, büyük konuşuyorum. Çok büyük palamut olacak Allah’ın izniyle. Yani şimdiye kadar bazı balıkları hep zengin yerdi. Bu sene Allah’ın izniyle zenginden tut fakire varana kadar herkes yiyecek. Koronadan dolayı daha çok güvenilen şeylerden biri de balık en baştan geliyor. Denizde şu anda en sağlıklı balık var bu dönemde. İnşallah bu hastalığa da şifa olur. Hamsi var. Hamsi bereketli, istavrit balığı bereketli. Denizin kuru fasulyesi hep beklediğimiz hamsi ve istavrit. Nilüfer, çinekop bunlar göç balığı gelip geçer. Allah’ın izniyle hem göç balığından faydalanacağız hem de göç balığından faydalanacağız’ diye konuştu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————–Balıkçı teknelerinin açılma hazırlıkları-Tekne çalışanlarının sandıkları tekneye yüklemeleri-Kaptan ile röp-Teknelerin denize açılması-Teknelerden detaylar-Tekirdağlı balıkçılar vira bismillah dedilerHaber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,-============================Cesedi moloz döküm alanında bulunan Ceren’in amcası konuştu: Bu bir cinayetİZMİR’in Bornova ilçesinde, cesedi moloz döküm alanında bulunan Ceren Duman’ın amcası Harun Duman, yaşanan olayın cinayet olduğunu öne sürdü. Harun Duman, ‘Biz bu olayın soğukkanlılıkla işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Bunu örtbas etmeye çalışıyorlar’ dedi.Bornova ilçesinde, iddiaya göre, geçen perşembe akşamı L.A. adlı kadın, Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek, oğlu T.Y. ve arkadaşı S.Ö.’nün genç bir kızı moloz döküm alanına gömdüğü ihbar etti. Harekete geçen polis ekipleri, S.Ö. ve T.Y.’yi gözaltına aldı. Şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda, Naldöken Mahallesi’ndeki moloz döküm alanında, Ceren Duman’ın cansız bedeni bulundu. Ceren’in cenazesi savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırılırken, yapılan ön incelemede vücudunda kesici ve delici alet, kurşun, saçma yarası ya da darp izine rastlanmadı. Yakınları tarafından teslim alınan Duman’ın cenazesi, Yeni Buca Mezarlığı’nda toprağa verildi. Ceren’in ölümünün ardından S.Ö. ve T.Y. gözaltına alındı. S.Ö. ifadesinde, ‘Burada uyuşturucu kullandık. Ceren fenalaştı ve ağzından köpükler gelmeye başladı. Daha sonra nefes almadığını fark edince, öldüğünü anladım. Önce korkup, kimseye bir şey söyleyemedim. Ceset evde bir gün boyunca kaldı. Bu arada ne yapacağımı düşündüm. Arkadaşım T.Y.’yi aradım. Birlikte Naldöken Mahallesi’ndeki moloz döküm alanını gidip, gündüz vakti çukur kazdık. Gece de battaniyeye sarıp götürüp, gömdük. Vicdanım el vermedi, kendimi rahat hissedemedim, teslim oldum’ dedi. S.Ö.’nün, Ceren Duman ile birlikte çektirdiği ve sosyal medyada paylaştığı fotoğraflar ile diğer paylaşımları sildiği belirlendi. T.Y. de aynı ifadeyi verdi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, savcının ek ifade alınmasını istemesi üzerine emniyete geri getirildi.’SOĞUKKANLILIKLA İŞLENMİŞ CİNAYET’Ceren Duman’ın amcası Harun Duman, yaşanan olayın cinayet olduğunu savundu. Duman, ‘Cuma sabahı babam Yahya Duman, eşimi arayarak haberi verdi. Geldiğimizde Ceren’in vahşice öldürüldüğünü gördük. Sefa yapmışlar, içkiler içmişler. Ceren’in engelli raporu vardı. Bu olayda karşı tarafın ailelerinin de işin içinde olduğunu düşünüyoruz. 22-23 yaşındaki insanların 16 yaşında biriyle ne işleri olabilir? Bir hafta sonra teslim olmalarını da kesinlikle pişmanlıkla açıklayamayız. Muhtemelen gerekli kişilerle görüştükten sonra teslim oldukları kanaatindeyiz. En kötü ihtimalle Ceren’in ağzı köpürmeye başladığında dışarıya bile bıraksalar birileri görürdü ve hastaneye götürürlerdi’ dedi.Ceren’in evden havuza gitmek için çıktığını belirten Duman, ‘Son zamanlarda dedesinin yanında kalıyordu. Bazı zamanlarda da dayısı veya anneannesinde kalıyordu. Evden kaçması söz konusu değil. Havuza diye evden çıkmış. Cebinde 30 lira varmış ancak gittiği havuzdun giriş ücreti 50 liraymış. O havuza nasıl girdiğini de merak ediyoruz. Biz bu olayın soğukkanlılıkla işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Bunu örtbas etmeye çalışıyorlar. Ölen birçok çocuğumuz var ve bunların artık önüne geçilmesi gerekiyor. Aile dramı deniyor ancak her eş birbirinden ayrılabilir. Dramdan öte ortada bir cinayet var. Çocuklar hem dedesinde hem de anne tarafından akrabalarında hiçbir sıkıntı olmadan kalıyor. Durumu aile dramından çıkarıp cinayete odaklanılması gerekiyor. Yardım yataklık yapanlar da en ağır cezayı alsınlar. Ceren’e bunu yapanların bunun daha beterini çekmelerini istiyoruz ve adalete sığınıyoruz’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————–Harun Duman röp.-Harun Duman görüntüHaber: Tolga TAHÇI- Kamera: Ahmet Turhan ALTAY / İZMİR, ===============================Kamyonla geri manevra yaparken oğlunu ezdi; görüntüleri yürekleri dağladıDÜZCE’nin Çilimli İlçesi’nde meydana gelen olayda hafriyat işiyle uğraşan Cüneyt Kazancı şantiye içinde kamyonla geri manevra yaparken 6 yaşındaki oğlu Hamza Kazancı’yı ezdi. Olay yerinde hayatını kaybeden küçük gözyaşları arasında toprağa verilirken çocuk ile babasının daha önce çekilen görüntüleri ise yürekleri dağladı.  Olay önceki gün Çilimli İlçesi Ulucami Mahallesi’nde meydana geldi. Hafriyat işleri yapan şirketin sahibi Cüneyt Kazancı, bir inşaat şantiyesinde 81 ABD 735 plakalı kamyonla geri geri manevra yapmaya başladı. Bu sırada babasının kullandığı kamyona koşan Hamza Kazancı yere düşerek kamyonun altında kaldı. Durumu fark eden baba Cüneyt Kazancı kamyonu durdurarak oğlunu kendi aracıyla hastaneye yetiştirmeye çalıştı. Ancak küçük çocuk yolda hayatını kaybetti. Atatürk Devlet Hastanesi’ne getirilen çocuk burada morga kaldırıldı. Hastane bahçesine gelen Kazancı’nın yakınları sinir krizi geçiren babayı sakinleştirmek için uzun süre uğraş verdiler. Diğer yandan küçük çocuğun cenazesi Çilimli Şehir mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Küçük çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenen baba Cüneyt Kazancı’nın yakınları sosyal medyada baba ve oğlunun daha önce çekilen videosunu paylaşınca babanın oğluna olan düşkünlüğü izleyenlerin yüreklerini dağladı. Paylaşılan videoda baba ile oğlun bir araçta giderken beraber Bülent Serttaş ve Serdar Ortaç’ın birlikte söylediği ‘Haber gelmiyor yardanö şarkısını söyledikleri ve şarkı sonunda ise babanın oğlunu doyasıya öpüp kokladığı anlar yer alıyor.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————-Baba ile oğlun şarkı söylerken görüntüsü-Babanın oğlunu öpüp koklarken görüntüsüHABER: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, ================================Havai fişek fabrikasındaki patlamanın 200 sayfalık bilirkişi raporu tamamlandı SAKARYA’nın Hendek ilçesinde 3 Temmuz’da 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı.3 Temmuz Cuma günü 11.15 sıralarında Sakarya’nın Hendek ilçesi Yukarı Çalıca mevkisinde bulunan Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında meydana gelen ve 7 kişinin ölümü ile sonuçlanan patlama ve yangın olayı ile alakalı olarak, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile Hendek Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. Konuyla alakalı 11 kişiden oluşan heyet olay yerinde incelemelerde bulunarak 200 sayfalık bilirkişi raporu hazırladı. Bilirkişi raporunda barut imalatında kullanılan makinalara rastlandığı ancak olay günü imalatın yapılıp yapılmadığına dair bir emareye rastlanmadığını vurguladı.Bilirkişi heyeti olayın patlama yönünden, inşaat mühendisliği, elektrik mühendisliği, yangın, iş sağlığı ve güvenliği, olay bölgesinde dijital envanterin siber açıdan incelenmesi ve savcılık tarafından talep edilen 37 sorunun cevaplandırılması ve bilirkişi heyetinin görüşü şeklinde hazırlanan 200 sayfalık raporda Sakarya Üniversitesi kampüsünde yer alan SAU1 deprem kayıt istasyonu geniş bant kayıtlarının incelendiği belirtilen raporda, 4 büyük patlama sürecinin gerçekleştiği, patlamaların evresinin 1 dakika 54 saniye sürdüğü bildirildi. Raporda, olay yerinin keşfi sırasında 6 patlama çukuru görüldüğü ifade edilerek, zamanca ilk ve büyüklükçe en büyük patlama sürecinin iş yerinin Çin Mahallesi kısmındaki misket deposu, ilaç eleme yeri ve misket laboratuvarıyla ilişkili olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.BARUT ÜRETİM DEĞİRMENİ BULUNDUPatlama sonrası ortaya atılan ve savcılık tarafından araştırılması istenen bir başka konu olan barut üretimi ile ilgili raporda şu ifadelere yer verildi. Hendek Cumhuriyet Savcılığı tarafından talep edilen 37 maddelik listenin 35’inci sırasında yer alan barut üretimiyle ilgili bilirkişi heyeti raporu şu şekilde: ‘Olay mahallinin yerleşke krokisinde 13 nolu binaya ait yıkıntıların incelenmesi sonucunda yıkıntılar arasında makinaların bulunduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen cihazların birinin değirmen diğerinin ise karıştırıcı mikser olduğu anlaşılmıştır. Bu cihazların barut üretimi için kullanılması mümkün olup, tanık ve müşteki ifadelerinde de belirtmiş oldukları gibi barut üretimi konusunda bazı denemelerin yapıldığı iddia edilmektedir. Ayrıca firma yetkilileri tarafından barut üretim izin talebi ile Sakarya Emniyet Müdürlüğü’ne verilmek üzere bir dilekçe hazırlandığı tespit edilmiştir. Ancak olay günü söz konusu alanda bir üretim olduğuna dair bir emare tespit edilememekle beraber söz konusu cihazların büyük çaplı bir üretim için yeterli kapasiteye sahip olmadığı anlaşılmıştır. İlgili alanda yapılan üretim faaliyetinin deneme amaçlı yapılan faaliyetler olduğu kanaatinin oluşumuna neden olmuştur.’ denildi. DEPOLAMA TÜZÜĞE AYKIRISonuç itibariyle söz konusu depolarda yapılan depolamanın depolama matriksine göre uygun fakat düzensiz ve aşırı depolama olduğuna görülmektedir. Depolarda uygun raf sistemlerinin uygun olmadığı, istifleme etiketlerinin görülmediği tespit edilmiştir. Raporda, depolarda sütrelerin bulunmadığı ve güvenlik mesafelerinin yasal değerlere uymadığına işaret edilerek, şu tespitlere yer verildi: ‘Çin Mahallesi’nde patlama çukurlarının olduğu bölgede toplam olarak denklem 1’e göre 10 ton 183 kilogram patlayıcı birikimi olduğu ifade edilebilir. Denklem 3’e göre ise yaklaşık 30 ton civarındadır. Bu bölgedeki depolar ve misket üretim bölgelerinde yasal sınırların üzerinde patlayıcılar depolanmıştır. 2 Temmuz 2020 tarihindeki depo kayıtlarında piroteknik patlayıcıların toplam miktarı 41 ton 281 kilo 38 gramdır. Buna ilave olarak 5 tondan fazla miktarda Kosova için piroteknik materyal üretilmiştir. Sonuç olarak Çin Mahallesi’nde yasal olmayan bir şekilde ve tüzüğe aykırı olarak depolama ve üretim yapılmıştırö’ÖNLEM ALINMADIöPatlayıcı mamullerin muhafaza edildiği depolarda herhangi bir olası patlama, parlama ve yangın etkilerine karşı yapısal anlamda hiçbir önlem alınmadığının, hepsinin patlamadan sonra büyük yangında kullanılamaz hale geldiğinden anlaşıldığına dikkati çekilen raporda, söz konusu depolar arasında herhangi bir sütre yapılmadığı gibi güvenlik mesafelerine de dikkat edilmediğinin belirlendiği kaydedildi. Havai fişek fabrikasının yerleşkesinde bir sığınak yapısına ait proje hazırlandığı ve resmi makamlarca onaylanmasına rağmen bu tür elzem ve önemli bir yapının sahada inşa edilmediğinin belirlendiği anlatılan raporda, ‘İdari binanın ikinci katına ait kullanım ruhsatı olmadığı gibi arazinin kuzeyinin uç kısmında depo amaçlı kullanılan irili ufaklı baraka türünden yapıların da ruhsat kayıtlarına ulaşılamamıştır.’ tespitinde bulunuldu.TEDBİRLER YETERSİZRaporda, yıkılmamış binalarda yapılan incelemelerde parlama, patlama tehlikesi olan binalarda kıvılcım çıkarabilecek elektrikli cihazlar konulduğu, tehlike bölgelerine uzatma kablolarıyla elektrik çekildiği, makine tamiratları yapılırken elektrik bağlantılarında güvenlik kurallarına uyulmadığı, bağlantı noktalarında sızdırmazlık özelliğinin bozulduğu, statik elektriğe karşı yeterli tedbirlerin alınmadığı, çalışanların kontrolünün muntazaman yapılmadığı, gelişen teknolojiyi kullanarak alınabilecek güvenlik tedbirlerinin alınmadığının görüldüğü bildirildi. İş sağlığı ve güvenliği hukuku bakımından düzenlenen yükümlülüklerin tam olarak sağlanmadığının anlaşıldığına işaret edilen bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli olan tüm önlemlerin alınmadığı sonucuna ulaşıldığı vurgulandı.’UZATMA KABLOYLA ELEKTRİK VERİLMİŞöElektrik Mühendisliği bakımından inceleme yapan bilirkişi ise’Yıkılmamış mevcut binanalar da yapılan incelemeler neticesinde parlama-patlama tehlikesi olan binalara kıvılcım çıkarabilecek elektrikli cihazlar konulduğu, tehlike bölgelerine uzatma kabloları ile elektrik çekildiği, makine tamiratları yapılırken elektrik bağlantılarında güvenlik kurallarına uyulmadığı, bağlantı noktalarında sızdırmazlık özelliğinin bozulduğu, statik elektriğe karşı yeterli tedbirlerin alınmadığı, çalışanların kontrolünün muntazaman yapılmadığı, gelişen teknolojiyi kullanarak alınabilecek güvenlik tedbirlerinin alınmadığı görülmüştür.’HAVİ FİŞEK FABRİKASINDAKİ PATLAMASakarya’nın Hendek ilçesi Yukarı Çalıca Mahallesinde kurulu havai fişek fabrikasında 3 Temmuz’da saat 11: 15 sıralarında meydana gelen ve yaklaşık 50 kilometre mesafeden, kentin birçok noktasından duyulan patlamalarda 7 kişi hayatını kaybetmiş, 127 kişi ise çeşitli yerlerinden yaralanmıştı.Patlamaya ilişkin gözaltına alınan aralarında fabrika sahibinin de bulunduğu 5 şüpheli tutuklanmış, bir zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kontrollü imha amacıyla Adapazarı ilçesi Taşkısığı Mahallesine getirilen fabrikadaki patlayıcıların, 9 Temmuz’da 11: 35 sıralarında kamyondan indirildiği sırada meydana gelen patlamada 3 asker şehit olmuş, 8 jandarma personeli ile kamyon şoförü yaralanmıştı.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————————–Patlamadan görüntülerHaber-Güven HASBAŞ-HENDEK (Sakarya),==========================================Evli kadına mesaj atıp, tacizde bulunduğu iddia edilen şüpheli, darp edildi ADANA’da evli kadına telefondan mesaj attığı ve takip ederek tacizde bulunduğu öne sürülen S.A., kadının yakınları ve mahalle sakinleri tarafından darbedildi. Öfkeli kalabalığın elinden polis tarafından kurtarılan şüpheli, daha sonra gözaltına alındı.Olay, dün gece saatlerinde merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’nde meydana geldi. Aynı mahallede yaşadığı ismi açıklanmayan evli bir kadına, cep telefonundan mesaj atıp, rahatsızlık verdiği iddia edilen S.A., kadını sokakta takip ederek tacizde bulunduğu ileri sürüldü. Kadının durumu eşi ve yakınlarına bildirmesi üzerine sokak ortasında darp edilen S.A.’yı linç edilmekten polis kurtardı.DAHA ÖNCE ŞİKAYETTE BULUNMUŞS.A.’nın bir süredir rahatsızlık verdiği kadının, daha önce polise giderek şikayette bulunduğu öğrenildi. Özel Harekat ve Terörle Mücadele (TEM) ekiplerinin bölgede geniş güvenlik önlemi almasıyla vatandaşların saldırısından kurtarılan şüpheli, gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü. Kadın ve eşinin S.A.’dan şikayetçi oldukları bildirildi. 

Bir önceki yazımız olan Kocaeli'de av sezonunun ilk gününde yakalanan 3 ton balık kısa sürede satıldı başlıklı makalemizde Güncel, Karamürsel ve Kocaeli hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir